|
Mübadele Nedir?
1910 ile
1922
yılları arasında, Osmanlı Devletinin çöküşü, Balkanlar’daki yüzlerce
yıllık vatan topraklarının yitirilmesi, 1. Dünya Savaşı, yurdun düşman
işgaline uğraması ve Kurtuluş Savaşı sonunda Türkiye Cumhuriyetinin
kurulması gibi birçok tarihi olay yaşandı.
Bu
sancılı yıllar, Türk milletinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğunun
yüzlerce yıllık vatandaşları olan Rum halkı için de büyük acılar içinde
geçti.
Balkan Savaşı sonrasında yüz binlerce Müslüman Türk, savaşta yenik düşen
Osmanlı ordusunun peşi sıra sonsuz acılar içinde doğdukları toprakları
terk ederek Anadolu ‘ya sığındı.
Benzer trajedi, 1922 yılında Kurtuluş Savaşında yenik düşen Yunan
ordusuyla beraber Anadolu’yu terk eden Ortodoks Rumların
başına geldi. Bir ay gibi kısa bir süre içinde yüz binlerce Ortodoks Rum
Yunanistan’a sığındı. Yunanistan’ın nüfusu bir anda dörtte bir oranında
arttı.
Bu
durum Yunanistan’da büyük sıkıntılara ve kaosa yol açtı.
Lozan
Barış Konferansı toplandığında öncelikle sığınmacılar ve esirler konusu
ele alındı. İngiltere temsilcisi Lord Curzon’un teklifi ve Milletler
Cemiyeti görevlisi Nansen’in raporu doğrultusunda; Yunanistan’da
yerleşik Müslümanlarla Türkiye’de yerleşik Ortodoks Rumların zorunlu
göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşme uyarınca;
İstanbul’daki Ortodoks Rumlar ile Batı Trakya’daki Müslümanlar hariç
Yunanistan’da yerleşik bütün Müslümanlar Türkiye’ye, Türkiye’de yerleşik
bütün Ortodoks Rumlar Yunanistan’a gönderildi. Mübadele sözleşmesinin
kapsamına 18 Ekim 1912 tarihinden sonra yurtlarını terk etmiş olanlar da
alınarak mülteciler sorununa bir çözüm bulunmuş oldu.
Mübadil mi Muhacir mi?
Mübadele, bilhassa Müslüman Türkler için sıradan bir göç olayı değildir.
Türk Mübadiller, ata topraklarında bırakmaya mecbur kaldıkları ev, bark,
bahçe, dükkan ve arazilerine karşılık Türkiye’den kaçan Rumlar’dan kalan
arazilerin bir bölümünü almışlardır. Dolayısıyla bilinçli hiçbir
mübadil, “muhacir” sıfatını kabul etmez, her fırsatta bu sıfatı
reddederek “mübadil” sıfatını taşıdığını muhataplarına ısrarla anlatır.
Mübadele Sözleşmesinin Tam Metni
30
Ocak 1923’te Lozan’da imzalanan mübadele sözleşmesi, 24 Temmuz 1923’te
Lozan Anlaşması ile onaylandı. Türkler için 1923 yılı kışında başlayan
mübadele, 1927’ye kadar dalgalar halinde devam etti.
YUNAN VE
TÜRK HALKLARININ
MÜBADELESİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME VE PROTOKOL (*)
30 OCAK
1923 TARİHİNDE İMZALANMIŞTIR
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ HÜKÜMETİ İLE YUNAN HÜKÜMETİ, aşağıdaki hükümler
üzerinde anlaşmaya varmışlardır:
MADDE: 1
Türk
topraklarında yerleşmiş Rum Ortodoks dininden Türk uyruklarıyla, Yunan
topraklarında yerleşmiş Müslüman dininden Yunan uyruklarının, 1 Mayıs
1923 tarihinden başlayarak, zorunlu mübadelesine (exchange obligatoire)
girişilecektir.
Bu
kimselerden hiç biri, Türk Hükümetinin izni olmadıkça Türkiye’ye ya da
Yunan Hükümetinin izni olmadıkça Yunanistan’a dönerek orada
yerleşemeyecektir.
MADDE: 2
Birinci
Maddede öngörülen mübadele:
a) İstanbul’da oturan Rumları (İstanbul’un
Rum ahalisini);
b) Batı Trakya’da oturan Müslümanları
(Batı Trakya’nın Müslüman ahalisini) kapsamayacaktır.
1912
Kanunuyla sınırlandırıldığı biçimde, İstanbul Şehremaneti daireleri
içinde, 30 Ekim 1918 tarihinden önce yerleşmiş (etablis) bulunan bütün
Rumlar, İstanbul’da oturan Rumlar (İstanbul’un Rum ahalisi)
sayılacaklardır.
1913
tarihli Bükreş Andlaşması’nın koymuş olduğu sınır çizgisinin doğusundaki
bölgeye yerleşmiş (etablis) bulunan Müslümanlar, Batı Trakya’da oturan
Müslümanlar (Batı Trakya’nın Müslüman ahalisi) sayılacaklardır.
MADDE: 3
Karşılıklı
olarak, Rum ve Türk nüfusu mübadele edilecek olan toprakları 18 Ekim
1912 tarihinden sonra bırakıp gitmiş olan Rumlar ve Müslümanlar, 1 nci
Maddede öngörülen mübadelenin kapsamına girer sayılacaklardır.
İşbu
Sözleşmede kullanılan “göçmenler” (emigrants) terimi, 18 Ekim 1912
tarihinden sonra göç etmesi gereken ya da göç etmiş bulunan bütün gerçek
ya da tüzel kişileri kapsamaktadır.
MADDE: 4
Aileleri
Türk ülkesini daha önce bırakıp gitmiş olup da kendileri Türkiye’de
alıkonulmuş bulunan Rum halkından vucutça sağlam erkekler, işbu Sözleşme
uyarınca, Yunanistan’a gönderilecek ilk kafileyi meydana
getireceklerdir.
MADDE: 5
İşbu
Sözleşmenin 9 ncu ve 10 ncu Maddelerindeki çekinceler (ihtirazi
kayıtlar) saklı kalmak üzere, işbu Sözleşme uyarınca yapılacak mübadele
yüzünden, Türkiye’deki Rumların ya da Yunanistan’daki Müslümanların
mülkiyet haklarına ve alacaklarına hiçbir zarar verdirilmiyecektir.
MADDE: 6
Mübadele
edilecek halklara mensup bir kimsenin gidişine, herhangi bir nedenle
olursa olsun, hiçbir engel çıkartılmayacaktır. Bir göçmenin, kesinleşmiş
bir hapis cezası bulunduğu, ya da henüz kesinleşmemiş bir cezaya
çarptırıldığı, ya da kendisine karşı ceza soruşturması yürütüldüğü
durumlarda, söz konusu olan göçmen, cezasını çekmek ya da yargılanmak
üzere, kendisine karşı kovuşturmada bulunan ülkenin makamlarınca,
gideceği ülkenin makamlarına teslim edilecektir.
MADDE: 7
Göçmenler,
bırakıp gidecekleri ülkenin uyrukluğunu yitirecekler ve varış ülkesinin
topraklarına ayak bastıkları anda, bu ülkenin uyrukluğunu edinmiş
sayılacaklardır.
İki
ülkeden birini ya da ötekini daha önce bırakıp gitmiş olan ve henüz yeni
bir uyrukluk edinmemiş bulunan göçmenler, bu yeni uyrukluğu, işbu
Sözleşmenin imzası tarihinde edinmiş olacaklardır.
MADDE: 8
Göçmenler,
her çeşit taşınır mallarını yanlarında götürmekte ya da bunları
taşıttırmakta serbest olacaklar ve bu yüzden kendilerinden çıkış ya da
giriş ya da başka herhangi bir vergi alınmayacaktır.
Bunun
gibi, işbu Sözleşme uyarınca, bağıtlı Devletlerden birinin ülkesini
bırakıp gidecek her topluluk (cemaat, communaute) üyesinin (camiler,
tekkeler, medreseler, kiliseler, manastırlar, okullar, hastahaneler,
ortaklıklar, dernekler, tüzel kişiler ya da ne çeşit olursa olsun başka
tesisler personelini kapsamak üzere) kendi topluluklarına ait taşınır
malları yanlarında serbestçe götürmek ya da taşıttırmak hakkı olacaktır.
11 nci
Maddede öngörülen Karma Komisyonların tavsiyesi üzerine, her iki ülke
makamlarınca, taşıma işlerinde en geniş kolaylıklar sağlanacaktır.
Taşınır
malların tümünü ya da bir kısmını yanlarında götüremeyecek olan
göçmenler, bunları, oldukları yerde bırakabileceklerdir. Bu durumda,
yerel makamlar, bırakılan taşınır malların dökümünü (envanterini) ve
değerini, ilgili göçmenin gözleri önünde saptamakla görevli
olacaklardır. Göçmenin bırakacağı taşınır malların çizelgesini ve
değerini gösteren tutanaklar dört nüsha olarak düzenlenecek ve bunlardan
biri yerel makamlarca saklanacak, ikincisi, 9ncu Maddede öngörülen
tasfiye işlemine esas alınmak üzere 11nci Maddede öngörülen Karma
Komisyona sunulacak,üçüncüsü göç edilecek ülkenin Hükümetine, dördüncüsü
de göçmene verilecektir.
MADDE: 9
8 nci
Maddede öngörülen göçmenlerin ve toplulukların kent ve köylerdeki
taşınmaz mallarıyla, bu göçmenlerin ya da toplulukların bırakmış
oldukları taşınır mallar, 11 nci Maddede öngörülen Karma Komisyonca,
aşağıdaki hükümler uyarınca tasfiye edilecektir.
Zorunlu
mübadele uygulanacak bölgelerde bulunan ve mübadele uygulanmıyacak bir
bölgede yerleşmiş toplulukların din ya da hayır kurumlarına ait olan
mallar da, aynı şartlar içinde, tasfiye edilecektir.
MADDE: 10
Bağıtlı
Tarafların ülkelerini daha önceden bırakıp gitmiş olan ve işbu
Sözleşmenin 3 ncü Maddesi uyarınca nüfus (halkların) mübadelesinin
kapsamına girer sayılan kimselere ait taşınır ya da taşınmaz malların
tasfiyesi, 9 ncu Madde uyarınca, Türkiye ile Yunanistan’da 18 Ekim 1912
tarihinden bu yana yürürlüğe konmuş kanunlarla her çeşit yönetmeliklere
(tüzüklere) göre ya da başka herhangi bir zoralım (müsadere), zorunlu
satış, v.b. gibi, işbu mallar üzerindeki mülkiyet hakkını herhangi bir
yoldan kısıtlayıcı nitelikte hiçbir tedbire konu olmaksızın
yürütülecektir. İşbu Madde ile 9 ncu Maddede öngörülen mallar, bu çeşit
bir tedbire konu olurlarsa, bu mallara 11 Maddede öngörülen Komisyonca,
bu tedbirler uygulanmamışçasına, değer biçilecektir.
Kamulaştırılmış mallara gelince, Karma Komisyon, her iki ülkede mübadele
kapsamına girecek kimselere ait olup da, mübadele uygulanacak
topraklarda bulunan ve 18 Ekim 1912 den sonra kamulaştırılmış olan bu
mallara yeniden değer biçecektir. Komisyon, bir zarar verilmiş olduğunu
görürse, bu zararı mal sahiplerinin yararına onaracak bir zarar-giderim
(tazminat) saptayacaktır. Bu zarar-giderim tutarı, mal sahiplerinin
alacak hesabına ve kamulaştıran ülke Hükümetinin borç hesabına
geçirilecektir.
8 nci ve 9
ncu Maddelerde göz önünde tutulan kimseler, şu ya da bu yoldan,
yararlanmadan yoksun bırakıldıkları malların gelirlerini elde
edememişlerse, bu gelirlerin tutarlarının kendilerine geri verilmesi,
savaş öncesi ortalama gelir esas alınarak ve Karma Komisyonca saptanacak
yol ve yöntemler uyarınca, sağlanacaktır.
Yunanistan’daki Vakıf mallarının ve bunlardan doğan hak ve çıkarların,
ve Türkiye’de Rumlara ait benzer tesislerin tasfiyesine girişirken, 11
nci Maddede öngörülen Karma Komisyon, bu tesislerin ve bunlarla ilgili
bulunan özel kişilerin haklarını ve çıkarlarını tam olarak korumak
amacıyla, daha önce yapılmış Andlaşmalarda kabul edilmiş ilkelerden
esinlenecektir.
11 nci
Maddede öngörülen Karma Komisyon, bu hükümleri uygulamakla görevli
olacaktır.
MADDE: 11
İşbu
Sözleşmenin yürürlüğe girişinden başlayarak bir aylık bir süre içinde,
Bağıtlı Yüksek Tarafların her birinden dört ve 1914-1918 savaşına
katılmamış Devletlerin uyrukları arasından Milletler Cemiyeti Meclisince
seçilecek üç üyeden oluşan ve Türkiye’de ya da Yunanistan’da toplanacak
olan bir Karma Komisyon kurulacaktır. Komisyonun Başkanlığını, tarafsız
üç üyeden her biri sıra ile yapacaktır.
Karma
Komisyon, gerekli göreceği yerlerde, bir Türk ve bir Yunanlı üye ile,
Karma Komisyonca atanacak tarafsız bir Başkandan oluşacak ve Karma
Komisyona bağlı olarak çalışacak alt-komisyonlar kurmaya yetkili
olacaktır. Karma Komisyon, alt-komisyonlara verilecek yetkileri kendisi
saptayacaktır.
MADDE: 12
Karma
Komisyon, işbu Sözleşmede öngörülen göçü denetlemek ve kolaylaştırmak ve
8 nci Madde ile 9 ncu Maddede öngörülen taşınır ve taşınmaz malların
tasfiyesine girişmekle yetkili olacaktır.
Karma
Komisyon, göçün ve yukarıda belirtilen tasfiyenin yol ve yöntemlerini
saptayacaktır.
Karma
Komisyon, genel olarak, işbu Sözleşmenin uygulanmasında gerekli göreceği
tedbirleri almağa ve bu Sözleşme yüzünden ortaya çıkabilecek bütün
sorunları karara bağlamaya tam yetkili olacaktır.
Karma
Komisyon kararları oy çokluğu ile alınacaktır.
Tasfiye
edilecek mallara, haklara ve çıkarlara ilişkin bütün itirazlar Karma
Komisyonca kesin olarak karara bağlanacaktır.
MADDE: 13
Karma
Komisyon, ilgilileri dinledikten ya da dinlemeğe gereği gibi çağırdıktan
sonra, işbu Sözleşme uyarınca tasfiye edilmesi gereken taşınmaz mallara
değer biçme işlemine girişmek için tam yetkili olacaktır.
Tasfiye
olunacak mallara değer biçilmesinde, bunların altın para ile olan değeri
esas alınacaktır.
MADDE: 14
Komisyon,
ilgili mal sahibine, elinden alınan ve bulunduğu ülkenin Hükümeti
emrinde kalacak olan mallardan dolayı borçlu kalınan para tutarını
belirten bir bildiri belgesi verecektir.
Bu bildiri
belgeleri esas alınarak borçlu kalınan para tutarları, tasfiyenin
yapılacağı ülke Hükümetinin, göçmenin mensup olduğu Hükümete karşı bir
borcu olacaktır. Göçmenin, ilke olarak, göç ettiği ülkede, kendisine
borçlu bulunulan paraların karşılığında, ayrıldığı ülkede bırakmış
olacağı mallarla aynı değerde ve aynı nitelikte, mal alması
gerekecektir.
Yukarıda
belirtilen biçimde bildiri belgeleri esası üzerinden, her iki Hükümetçe
ödenmesi gereken paraların hesabı, her altı ayda bir çıkartılacaktır.
Tasfiye
işlemi tamamlandığı zaman, karşılıklı borçlar biribirine eşit çıkarsa,
bununla ilgili hesaplar denkleştirilmiş (takas ve mahsup edilmiş)
olacaktır. Bu denkleştirme işleminden sonra, Hükümetlerden biri ötekine
borçlu kalırsa, bu borç peşin para ile ödenecektir.Borçlu Hükümet, bu
ödeme işine süre tanınmasını isterse, yıllık en çok üç taksitte ödenmek
şartıyla, Komisyon bu süreyi ona tanıyabilecektir. Komisyon, bu süre
içinde ödenmesi gereken faizleri de saptayacaktır.
Ödenecek
para oldukça önemli ise ve daha uzun sürelerin tanınmasını
gerektirmekteyse, borçlu Hükümet, borçlu olduğu paranın yüzde yirmisine
kadar Karma Komisyonca saptanacak bir parayı peşin olarak ödeyecek, geri
kalan borç için de, Karma Komisyonca saptanacak oranda faizli ve yirmi
yıllık bir süre içinde anaparaya çevrilebilecek (amortise edilecek)
borçlanma bonoları (istikraz tahvilleri) çıkarabilecektir. Borçlu
Hükümet, bu borç için, Komisyonca kabul edilecek sağlancalar (rehinler)
gösterecektir. Bu sağlancalar, Yunanistan’da Uluslar arası Komisyonca,
İstanbul’da Devlet Borcu (Düyun-u Umumiye) Meclisince yönetilecek ve
gelirleri toplanacaktır. Bu sağlancalar konusunda anlaşmaya
varılamazsa, Milletler Cemiyeti Meclisi bunları saptamaya yetkili
olacaktır.
MADDE: 15
Göçü
kolaylaştırmak amacıyla, ilgili Devletlerce, Karma Komisyonun
saptayacağı şartlarla, Komisyona öndelik (avans) olarak ödemede
bulunacaktır.
MADDE: 16
Türkiye ve
Yunanistan Hükümetleri, işbu Sözleşme uyarınca, ülkelerini bırakıp
gidecek olan kimselere yapılacak bildirilerle, bu kimselerin varış
ülkesine taşınmak üzere yönelecekleri limanlara ilişkin bütün sorunlar
üzerinde, 11 nci Maddede öngörülen Karma Komisyonla anlaşmaya
varacaklardır.
Bağıtlı
Taraflar, mübadele edilecek halklara, gidişleri için konmuş tarihten
önce yurtlarını bırakıp gitmelerine yol açacak, ya da mallarını
ellerinden çıkartmak üzere doğrudan ya da dolaylı hiçbir baskıda
bulunmamayı karşılıklı olarak yükümlenirler. Bağıtlı Taraflar, ülkeyi
bırakıp giden ya da gidecek olan göçmenleri hiçbir vergiye ya da
olağanüstü bir resme bağlamamayı yükümlenirler. 2 nci Madde uyarınca
mübadele dışı bırakılacak bölgelerde oturanların, bu bölgelerde kalmak
ya da oralara yeniden dönmek haklarıyla, Türkiye ve Yunanistan’da
özgürlüklerinden ve mülkiyet haklarından serbestçe yararlanmalarına
hiçbir engel çıkartılmayacaktır. Bu hüküm, mübadele dışı bırakılacak söz
konusu bölgelerde oturanların mallarını başkalarına geçirmelerine ve bu
kimselerden Türkiye’yi ya da Yunanistan’ı kendi istekleriyle bırakıp
gitmek istiyeceklerin gidişine engel olma vesilesi olarak öne
sürülemeyecektir.
MADDE: 17
Karma
Komisyon çalışmaları ve işlerin yürütülmesi için gerekli giderler,
Komisyonca saptanacak oranlar içinde, ilgili Hükümetlerce
karşılanacaktır.
MADDE: 18
Bağıtlı
Taraflar, işbu Sözleşmenin uygulanmasını sağlamak üzere, yasalarında
gerekli değişiklikleri yapmağı yükümlenirler.
MADDE: 19
İşbu
Sözleşme, Bağıtlı Yüksek Taraflar bakımından, Türkiye ile yapılacak
Barış Andlaşmasının bir parçasıymış gibi, aynı güç ve aynı değerde
sayılacaktır. İşbu Sözleşme, söz konusu Andlaşmanın Bağıtlı Yüksek
Taraflardan her ikisince onaylanmasından hemen sonra yürürlüğe
girecektir.
BU
HÜKÜMLERE OLAN İNANÇLA, yetki belgelerinin, karşılıklı olarak, usulüne
uygun olduğu görülmüş ve aşağıda imzaları bulunan Tamyetkili
Temsilciler, işbu Sözleşmeyi imzalamışlardır.
LAUSANNE’da, otuz Ocak bin dokuz yüz yirmi üç tarihinde, üç nüsha
olarak düzenlenmiştir. Bu nüshalardan bir Yunanistan Hükümetine, biri
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetine verilecek, üçüncüsü de doğruluğu
onaylanmış birer örneğini, Türkiye ile yapılmış Barış Andlaşmasını
imzalayan Devletlere yollayacak olan, Fransa Cumhuriyeti Hükümetine, bu
Devletin arşivlerine konulmak üzere, teslim edilecektir.
(L.S.) *
E.K. VENİSELOS, (L.S.) M. İSMET, (L.S.), D. CACLAMANOS, (L.S.)
Dr. RIZA NUR, (L.S.) HASAN
*”Mühür
yeri” anlamına “Locus Sigilli” sözlerinin kısaltılışı
«
Geri
dön
Başa dön

|